ULUSLARARASI İŞİTME ENGELLİLER HAFTASI (21-27 Eylül)
İletişim herkesin hakkıdır. İşitme engelli bireylerle iletişimde anlayışlı, kapsayıcı ve destekleyici bir yaklaşım benimsemek; eşit, erişilebilir ve duyarlı bir toplumun temelidir.

Farklı iletişim yöntemlerine saygı gösterelim, erişilebilir iletişimi birlikte güçlendirelim.

İşitme Taramalarını zamanında yaptırmayı unutmayın.
ULUSLARARASI İŞİTME ENGELLİLER HAFTASI
İŞİTME SAĞLIĞI, ERKEN FARK ETME VE EŞİT KATILIM
23–29 Eylül tarihleri arasında kutlanan Uluslararası İşitme Engelliler Haftası; işitme engelli bireylerin yaşamın her alanına eşit ve etkin katılımının desteklenmesi, toplumda işitme sağlığı konusunda farkındalığın artırılması ve işitme kayıplarının erken fark edilmesinin önemine dikkat çekilmesi açısından önemli bir farkındalık haftasıdır. İşitme kaybı, bireyleri farklı şekillerde etkileyebilir. İşitme kaybının derecesi, ortaya çıkış yaşı, kullanılan iletişim yöntemi ve bireyin içinde bulunduğu çevrenin erişilebilirliği; kişinin iletişim, eğitim, çalışma ve sosyal yaşama katılımını etkileyebilmektedir.
İŞİTME ENGELLİ BİREYLER İÇİN ERİŞİLEBİLİR İLETİŞİM ÖNEMLİDİR
İşitme engelli bireylerin ihtiyaçları birbirinden farklı olabilir. Bazı bireyler işaret dilini, bazıları konuşma ve dudak okuma yöntemlerini, bazıları ise işitme cihazı, koklear implant veya diğer yardımcı teknolojileri kullanabilir. Bu nedenle işitme engelli bireylerle iletişimde tek bir yöntemin herkes için uygun olduğu düşünülmemeli; bireyin tercih ettiği iletişim yöntemi dikkate alınmalıdır. İşaret dili, yazılı iletişim, altyazı ve uygun yardımcı teknolojiler; işitme engelli ve işitme kaybı olan bireylerin eğitim, sağlık, çalışma ve sosyal yaşama katılımını kolaylaştıran önemli araçlardır. Dünya Sağlık Örgütü de işaret dili, altyazı ve işitmeye yardımcı teknolojiler gibi uygulamaların erişilebilir iletişimin önemli unsurları olduğunu vurgulamaktadır.
İŞİTME ENGELLİ BİREYLER İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?
Toplum olarak küçük iletişim alışkanlıklarımızı değiştirerek işitme engelli bireylerin günlük yaşamını kolaylaştırabiliriz:
● Konuşurken kişinin yüzüne dönmek ve yüzün görünür olmasını sağlamak,
● Gerektiğinde yazılı iletişim, altyazı veya işaret dili gibi uygun yöntemlerden yararlanmak,
● Anlaşılmayan durumlarda iletişimi sonlandırmak yerine farklı bir iletişim yöntemi denemek,
● Toplantı, eğitim ve etkinliklerde altyazı, işaret dili tercümanı veya uygun yardımcı teknolojilerin kullanılmasını desteklemek,
● Kamu kurumları, sağlık kuruluşları ve diğer hizmet alanlarında erişilebilir iletişim olanaklarının geliştirilmesine katkı sağlamak,
● Görsel uyarı ve bilgilendirme sistemlerinin kullanılmasını yaygınlaştırmak,
● İşitme engelli bireylerin kendi iletişim yöntemleri ve ihtiyaçları konusunda karar verme hakkına saygı göstermek.
Erişilebilirlik, yalnızca fiziksel ortamların düzenlenmesi değil; bilgiye ve iletişime eşit erişimin de sağlanmasıdır.
SAĞLIK BİLGİSİNE ERİŞİM HERKES İÇİN OLMALI
Sağlık hizmetlerinden etkin şekilde yararlanabilmenin önemli unsurlarından biri, doğru ve anlaşılır sağlık bilgisine erişebilmektir. Bu nedenle sağlık iletişiminin farklı ihtiyaçlara sahip bireyler için erişilebilir olması büyük önem taşımaktadır.
Sağlık Bakanlığı/Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü olarak sağlık bilgisine eşit şekilde ulaşabilmesini desteklemek amacıyla yürütülen çalışmalarda erişilebilir iletişim olanaklarını da gözetiyoruz.
Bu kapsamda, çocukluk çağı taramaları ile evlilik öncesi taramalara ilişkin uzmanlar tarafından hazırlanan bilgilendirici videolar, işaret dili desteğiyle de sunulmaktadır. Böylece işitme engelli bireylerin sağlık taramaları hakkında doğru ve güvenilir bilgiye ulaşabilmelerine katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Çünkü sağlık hizmetine erişim yalnızca hizmetin sunulması değil, o hizmet hakkında doğru bilgiye herkesin ulaşabilmesini de gerektirir.
İşaret dili desteği, altyazı, görsel bilgilendirme ve diğer erişilebilir iletişim yöntemlerinin sağlık iletişiminde yaygınlaştırılması; işitme engelli bireylerin sağlık hizmetlerinden bağımsız ve etkin biçimde yararlanabilmelerine katkı sağlayacaktır.
https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/dokumanlar-cocukergen/egitim-dokumanlari.html

Dünya Sağlık Örgütü, çocukluk çağındaki işitme kayıplarının yaklaşık %60'ının önlenebilir nedenlere bağlı olduğunu ve işitme sorunlarının erken belirlenmesi ile uygun bakımın çocukların gelişimi, eğitimi ve gelecekteki fırsatları açısından önemli olduğunu bildirmektedir. Bu nedenle işitme sağlığının korunması yalnızca doğumdan sonraki ilk dönemde değil, **çocuğun tüm gelişim süreci boyunca** önem taşımaktadır.
ÜLKEMİZDE İŞİTME TARAMA PROGRAMLARI
Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal işitme tarama programları ile işitme kayıplarının mümkün olan en erken dönemde belirlenmesi ve gerekli sağlık hizmetlerine yönlendirme yapılması amaçlanmaktadır.
Yenidoğan İşitme Tarama Programıkapsamında yenidoğanların işitme açısından değerlendirilmesi sağlanmakta; tarama sonucunda şüpheli bulunan bebekler ileri tanısal değerlendirme için ilgili merkezlere yönlendirilmektedir.
Okul Çağı Çocuklarda İşitme Tarama Programı ile de ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin işitme açısından taranması ve daha önce fark edilmemiş veya sonradan ortaya çıkmış işitme sorunlarının belirlenmesi amaçlanmaktadır.
Ancak taramanın yapılması tek başına yeterli değildir. Tarama sonucunda şüpheli bulunan çocukların ileri değerlendirmelerinin tamamlanması, tanı alan çocukların uygun tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine zamanında ulaşması ve eğitim süreçlerinin ihtiyaçlarına göre desteklenmesi bir bütün olarak ele alınmalıdır.
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİME KATILIMI DESTEKLENMELİDİR
İşitme engelli çocukların eğitim sürecinde başarılı olabilmeleri için yalnızca işitme kaybının tanınması değil, çocuğun iletişim ve eğitim ihtiyaçlarına uygun koşulların oluşturulması da önemlidir.
Sınıf ortamında öğretmenin yüzünün öğrenciler tarafından görülebilmesi, uygun oturma düzeni, gerektiğinde altyazı veya işaret dili desteği ve yardımcı dinleme teknolojilerinin kullanılması iletişimi kolaylaştırabilir.
Çocuğun işitme engeli nedeniyle eğitim ve sosyal etkinliklerden uzak kalmaması; akranlarıyla iletişim kurmasının, kendisini ifade etmesinin ve yeteneklerini geliştirmesinin desteklenmesi gerekir.
İŞİTME SAĞLIĞINI KORUMAK HER YAŞTA ÖNEMLİDİR
İşitme kaybının bazı nedenleri önlenebilir. Çocukluk çağında enfeksiyonların zamanında değerlendirilmesi, gebelik ve yenidoğan döneminde uygun sağlık hizmetlerinin alınması ve işitme taramalarının zamanında yapılmasının yanı sıra, yaşam boyunca aşırı gürültüden korunmak da önemlidir.
Özellikle yüksek sesli müzik ve uzun süreli gürültü maruziyeti, önlenebilir işitme kaybı açısından önemli bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle güvenli dinleme alışkanlıklarının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması önem taşımaktadır.
HEDEFİMİZ: SADECE DUYAN DEĞİL, EŞİT KATILABİLEN BİREYLER
İşitme sağlığına yönelik çalışmaların amacı yalnızca işitme kaybını belirlemek değildir. Asıl hedef; işitme kaybının önlenmesi, erken fark edilmesi, tanı ve tedavi hizmetlerine zamanında erişimin sağlanması ve işitme engelli bireylerin eğitimden çalışma hayatına, sağlık hizmetlerinden sosyal yaşama kadar tüm alanlarda eşit ve etkin biçimde yer alabilmelerinin desteklenmesidir. Her bireyin kendisini ifade edebildiği, bilgiye ve sağlık hizmetlerine erişebildiği, eğitim ve çalışma hayatına katılabildiği erişilebilir bir toplum oluşturmak hepimizin sorumluluğudur. İşitme engelli bireyler için iletişim engellerini kaldırmak, toplumsal yaşama katılımın önündeki engelleri kaldırmaktır.
21–27 Eylül Uluslararası İşitme Engelliler Haftası vesilesiyle; işitme sağlığımızı koruyalım, işitme kayıplarını erken fark edelim ve herkes için erişilebilir bir iletişim ortamının oluşmasına katkı sağlayalım.